El Nino Etkisi Nedir? Nasıl Ortaya Çıkar?



El Niño Güney Salınımları, küresel bir okyanus-atmosfer olayıdır. El Niño ve La Niña, Doğu Büyük Okyanus yüzey sularının sıcaklığındaki büyük salınımlar ve bunların yol açtığı atmosferik olayların genel adı olarak kullanılmaktadır.

El Niño ve La Niña’nın güney yarımküredeki etkileri çok büyüktür. Bu etkiler ilk olarak 1923’te Sir Gilbert Thomas Walker tarafından tanımlanmıştır. El Niño’nun atmosferik imzası olan Güney Salınımları, Tahiti ve Darwin bölgelerindeki aylık veya mevsimsel hava basıncı değişimleridir. Eylül 2006 itibarıyla El Niño aktif durumdadır.

“Güney salınımı sıcak olayı” olarak tanımlanan El Niño hareketi, 1990-1998 yıllarında tropikal doğu Pasifik Okyanusu‘nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden 2-5º daha yüksek olmasına neden olmuştur. Özellikle 1997 ve 1998 yıllarındaki rekor düzeyde yüzey sıcaklıklarının oluşmasında, 1997-1998 kuvvetli El Niño olaylarının etkisinin önemli olduğu kabul edilmektedir. 1998’deki çok kuvvetli El Niño bu yılın küresel rekor ısınmasına katkıda bulunan ana etmen olarak değerlendirilebilir.

El Nino Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?

Zaman zaman ve özellikle de yılbaşı yaklaşırken Peru kıyılarında ortaya çıkan sıcak su akımına bu adı, Katolik olan Perulu balıkçılar vermişler. O tarihlerde sadece Güney Amerika’nın batı kıyılarında tesirli olduğu tahmin edilirken, gelişen ölçüm teknikleriyle, günümüzde Pasifik Okyanusunun bütün tropik bölgelerine yayıldığı ve tesirlerinin dünya genelinde görüldüğü biliniyor. El Nino’nun hazırlanışı esnasında, Alize rüzgârlarının esmesi tamamen kesilir. Bir zamanlar denizcilerin mukaddes kabul ettiği Alizeler, Doğu Pasifik’ten Avustralya ve Endonezya yönünde esen düzenli rüzgârlardır. Böylece Pasifik’in batısındaki çok sıcak sular yavaş yavaş Amerika kıyılarına doğru hareketlenir ve beraberinde de kilometrelerce alana yayılan yağmur yüklü bulutları taşırlar.

Bilim adamlarının El Nino hareketini başlatan ilk sebep olarak üstünde yoğunlaştıkları saha Pasifik Okyanusu’dur. Odyssee adlı bir milletler arası araştırma grubu, El Nino fenomeni ile Pasifik Okyanusu sularının tuzluluk derecesi arasındaki bağlantıyı araştırmıştır. Yapılan çalışmalar, Pasifik Okyanusu’nun sıcak sularının doğuya doğru hareketlenmesinde tuzun çok belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Tuzun, El Nino’nun oluşmasında oynadığı bir başka rol ise izolasyon görevidir. Tuzlu su, Pasifik Okyanusunun derinliklerindeki soğuk suyla, yüzeyinde oluşan sıcak su arasında sağlam bir tabaka meydana getirdiği için, yüzeydeki suyun soğumasını önler. Böylece okyanusun yüzeyindeki suyun iklim değişikliklerinden dolaysız olarak etkilenmesini kolaylaştırır,

Ancak, tuzluluk miktarının oynadığı güçlü rolün yanında, Batı Pasifik’teki sıcak su ve Doğu Pasifik’teki soğuk su alanları ile meşhur Alize rüzgârlarının da El Nino’nun doğuşunda büyük rolü vardır. Dönenceler üzerinde oluşan yüksek hava basıncı ve ekvator üzerinde oluşan alçak hava basıncının müşterek tesiriyle, önemli bir hava kitlesi ekvatora doğru yönelir. Ancak, Dünya’nın kendi etrafındaki hareketi sebebiyle bu hava kütlesinin yönü değişir. İşte bu yön değiştirme neticesinde de Alize rüzgârları ortaya çıkar. Alize rüzgârları okyanus sularını batıya doğru hareketlendirir. Böylece de alt ekvator su akımı doğar ki, bu su akıntısı Peru açıklarından Pasifik Okyanusunun batısına doğru bir yol takip eder. Dünyanın kendi çevresindeki hareketi, bu akıntının yönünü ekvator çizgisinin altına ve üstüne doğru kaydırır. Bu şekilde Pasifik Okyanusunun doğusunda, derinlerdeki soğuk su yüzeye çıkar ve bu yeni soğuk su akıntısı, doğuya doğru uzaklaştıkça, tropikal bölgedeki güneşin tesiriyle ısınmaya başlar. Pasifik çukurunun batısında toplanan bu ısınmış dev su kütlesinin sıcaklığı yıl boyunca ortalama 28°C’yi, yüzeydeki kalınlığı ise 100 metreyi bulur. İklim bilimciler bu bölgeyi ‘yeryüzünün sıcak su deposu” olarak adlandırıyor ve iklim düzenlenmesi için yerleştirilmiş mükemmel bir sigorta olarak görüyorlar. Pasifik çukurunun doğusu batıya nazaran soğuktur. Isı ortalama 24°C’de seyreder ve ekvatora doğru biraz daha ısınmakla beraber. 26°C’yi geçmez.

El-Nino ve Türkiye

Devasa bir alanı kaplayan normalden sıcak sular (aşağıda), o alanın yakınındaki yerlerin havasını doğrudan ve bariz biçimde, daha uzak yerleri de dolaylı olarak etkiliyor. Suların ısınmasıyla El Nino’nun kutuplardaki bazı buzulları erittiği, eriyen parçaların kutup rüzgârının da etkisiyle dünyanın diğer bölgelerinde sel ve benzeri felaketlere yol açabileceği öngörüldü. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü yetkilileri ise El Nino’nun Türkiye’ye etkisi hakkında şu açıklamada bulundular: “Yüzey suyu sıcaklıklarındaki değişimin normaline göre pozitif olduğu yani nispeten daha sıcak olduğu dönemler El Nino yıllarıdır. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan açıklamaya göre; 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım aylarını kapsayan Sonbahar mevsiminin Güney Yarıküre’de yaşanan El-Nino olayının şimdiye kadar gerçekleşenler arasında en şiddetlisi olabileceği öngörülmektedir. El Nino’nun Ekim 2015 ile Ocak 2016 arasında gücünün en yüksek seviyesine çıkması bekleniyor. Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Akdeniz ülkelerinde fırtına, hortum ve sel gibi ekstrem olaylarla birlikte ‘ılık’ bir kış mevsiminin yaşanacağı tahmin ediliyor.”

Kaynak:

  • https://www.isu.gov.tr/icerik/detay.aspx?Id=335
  • http://www.wikizero.org


Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Mezunu.

Yorum Bırak:

E-posta adresiniz burada yayımlanmayacak.

Site Footer