Amerikalılar İçin Şükran Günü Kızılderililer İçin Yas Günü!

Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte artık dünyanın bir ucunda kanat çırpan kelebekten haberimiz oluyor. Küresel ölçekte önemli gün ve haftalar artık bilgisayarımızda, tabletimizde, cep telefonumuzda bir anda karşımıza çıkıyor. Bunlardan biriside kuşkusuz Şükran Günü. Bu önemli gün İngilizcede Thanksgiving Day veya sadece Thanksgiving şeklinde isimlendiriliyor. Şükran Günü, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da hasata ve geçmiş yılın tüm nimetlerine şükretmek için kutlanan bir ulusal bayramlardan bir tanesi. İki ülke arasındaki boylam farklılığı nedeniyle, Şükran Günü, Kanada’da Ekim ayının ikinci pazartesi günü, ABD’de ise Kasım ayının dördüncü perşembesinde kutlanıyor.

Şükran Gününün kökeni, ilk İngiliz kolonicilerin Kızılderililer ile ortak düzenlediklerine inanılan bir hasat yemeği olsa da günümüzde Kızılderili toplumundan ayrışarak, yalnız aile ve Tanrı’ya adanan bir hal almıştır. Hindi ise, bu günün geleneksel yemeği olarak yerini almış durumda.

Şükran Günü, ABD dışındaki ülkelerde ilk duyulduğunda uyandırdığı çağrışımın aksine bir din, ırk veya dil bayramı değil. Bu güne ait hikayenin resmi ve gayrı-resmi tarafı bulunuyor.

Mayflower Gemisi / William Halsall 

Resmi hikayeye göre, 1620’lerde Avrupa’dan (İngiltere’nin Plymouth limanından) yerleşim için ilk kez May Flower (Mayıs Çiçeği) gemisiyle ABD’ye gelen Pligrimler (yerleşimci ve hacı) ilk geldiklerinde aylarca süren yolculuklarından dolayı yorgun, hasta ve açtırlar. Kızılderililer onları karşılar ve yiyecek verir, hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler. Üç yıl sonra İngiliz Vali William Bradford büyük bir yemek hazırlar ve Kızılderililer’i çağırır. Kızılderililerin şefi Massoit 90 kişiyle bu törene katılır. O günden sonra her hasat sonrasında yemek geleneği sürer. 1863’de Başkan Abraham Lincoln Şükran Günü’nün ulusal bayram olmasını önerir, ancak bu öneri, 1941’de Kongre’de karara bağlanır ve her yılın kasım ayının son perşembesi Şükran Günü olarak ulusal bayram ilan edilir.

İlk Şükran Günü yemeğini resmeden bir çizim, Jean Leon Gerome Ferris (1912-1915 arası)

Hikayenin gayrı resmi tarafı ise resmi tarafına göre daha farklı olarak kanla, soykırımla devam eden bir trajediden ibaret. Kendilerine yeni bir yaşam kurmak için gelen Avrupalılar, özellikle İngilizler, gelir gelmez katliamlara başlarlar. Toprak gaspları inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. 1637 yılında İngiliz askerlerinin 700 Kızılderili’yi erkek kadın ve çocuk ayırmadan topraklarını gasp etmek üzere katlettiği kayıtlara geçiyor. Erkek, kadın ve çocuklar diri diri yakılıyor. Bu olayların ardından ilk yerleşimcilerle yemeğini paylaşan Kızılderililer’in direnişleriyle karşılık bulur. Bu direnişlerden en önemlisi de Kızılderili Wampanoag Kabilesi’nin Şefi Massoit’in oğlu Metacomet’in önderliğinde gerçekleşen ve bir yıl sonra kanla bastırılan savaştır. Bu savaş Avrupalıların yazdığı tarihe göre Kral Philip Savaşı olarak kayıtlara geçiyor. Metacomet öldükten sonra kafası bir kazığa geçirilip 20 yıl boyunca sergilenir. Bir eli kesilip Boston’daki İngiliz yetkililere, bir eli de İngiltere’ye gönderilir. Ailesi ve geride kalan Kızılderili halkı köle olarak satılır. Bu savaştan kurtulabilenler ise Kanada’ya kaçıyor. Yıllar süren mücadele sonucunda onun anısına kazıkta kafasının sergilendiği yere bir plaket çakılır. Yine aynı yere Massoit’in heykeli dikilir. Yıllarca süren soykırımın sonucunda bugün Amerika’da sadece iki milyon Kızılderili kalır.

Kral Philip Savaşı

Metacom‘un ölümünün ardından Şükran Günü‘ne ilham veren koloni, yine bir şükran günü kutlamasında İngilizlerin yerli halk üzerindeki sarsılmaz galibiyetini (!) ilan ediyor.

İşte bu nedenle Şükran Günü, Kuzey Amerika’nın yerlileri için atalarının katledildiği, acılarının depreştiği 500 yıllık bir ihanet günü, bir yas günü olarak kutlanıyor.

Geçmiş perşembe günü “modern beyaz adam” galibiyetini kutladı, önünde iyice kızarmış hindisi ve haşlanmış, artık doymuş yağ oranı düşürülmüş tereyağına bulanmış mısır koçanları ile…

Kutlu olsun (!).

Kaynak: 

Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunuyum. Aynı Üniversite’nin Fen Bilimleri Enstitüsün'de Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitiminde (Biyoloji Öğretmenliği) Tezsiz Yüksek Lisans yaptım.

Yorum Yapınız:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Site Footer